| Alternatif Kanser Tedavisi | |||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Sayfa 15 | |||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 1 2 3 4 5 5a 5b 6 7 8 9 10 11 12 13 14 - 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 | |||||||||||||||||||||||||||||||||||
| İcindekiler | |||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||
DefensePlus 60 Kapsül |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||
DEFENSEPLUS,İlk Ayurvedik, immün sistem düzenleyici: İmmüne sistem takviye ve koruyucusu Ayurveda nın bilimsel olarak kanıtlanmış, ilk bitkisel ürünü - DefensePlus, seçilmiş bitkilerin özünden yapılmıştır, optimum vücut dayanıklığı ve direnci sağlar. Savunma sistemi için (immüne), Neden DefensePlus kullanmalıyım? DefensePlus,vücut savunmasını güçlendiren ve hiç bir yan etkisi olmayan bir üründür. · Çabuk iyileşme sağlar: Kanser, önemli ameliyat, yanık, derin travma, viritük enfeksiyon, vb durumlarda uygulanan tedaviyle birlikte iyileşmeyi hızlandırır. · Kan tablosunu düzenler: Kanser tedavisinde, kemoterapi ve radyoterapi uygulamasında ve sonrasında ortaya çıkan kan sorunlarında kullanılır. · İmmün takviye: İmmün sistemdeki non spesifik eksikliklikleri giderir. · Enfeksiyonların tekrarını önler: Antibiyotiklerin etkisini artırır ve enfeksiyonların tekrar ortaya çıkmasını engeller. - Aşıların kişiyi koruma gücünü arttırır · Diğer Faydaları İmmün desteklerini artırarak, harabiyete neden olan hastalıklarla, kronik hastalıklarda iyileşmeyi hızlandırır.Asplastic anemi ve kemik iliği supresyonlarını giderir. Aşağıda adları verilen Ayurvedik bitkilerin özünden üretilmiştir ve hiçbir YAN ETKİSİ YOKTUR. DefensePlus, Tinospora Cordifolia (Guduchi), Withania Somnifera (Ashwagandha), Ocimum Sanctum (Holy Basil), Emblica Officinals (Amla) diye bilinen bitkilerin özünden yapılmıştır. a) Immün destek sistemine Ayurvedik yaklaşım İmmün sistem kanser, ameliyat gibi beklenmeyen saldırılarla veya tedavi amaçlı alınan ilaçlar nedeniyle zayıflar. Stres ve belirli çevre koşullarının etkisinin de immün sistemi negatif yönde etkilediği bilinmektedir.. İmmün sistemin karmaşık biyojik dengesindeki herhangibir rahatsızlık, fırsat kollayan patojenlerin( hastalıkların) ortaya çıkmasına ve vücudu sarmasına olanak verir.Vücut direncinin veya diğer bir deyişle immün sistemin( savunma sisteminin ) zayıflaması nedeniyle, daha önceden geçirilmiş olan bir hastalığın tekrarı veya diğer enfeksiyonların ortaya çıkmasına neden olur. "Mikroorganizmaların çoğalmalarını duraklatarak, enfeksiyonların antimikrop ajanlarla (antibiyotikler) tedavisini mümkün kılar. Bu ancak savunma sistemi çalışan bir vücutta münkündür. Fakat vucüt savunması yıpranmış, zayıflamışsa, bu girişim başarılı olamayacaktır".- Goodman and Gilman's The Pharmacological Basis of Therapeutics (9th Edition) P : 1045 Ayurveda da, asırlar boyunca kullanılan bazı bitkilerle savunma mekanizmasını canlı ve aktif tutularak, fırsat kollayan virüslerin ve bakterilerin vücudu işgal ederek zarar vermeleri önlenmiştir. DefensePlus, kullanımı vücudumuzun non-specific savunma sistemini optimize eder. DefensePlus( savunma desteği )içindeki, Guduchi,- batıda az bilinen, Ayurvedanın en güçlü immün takviye bitkisi-, Vücuttaki üç Dosha'yı ayarlayarak vücudun bozulan dengesini onarır. Guduchi ayni zamanda, yüksek ateş, sarılık, kusma,karaciğer hastalıkları, romatizma ve ishalde etkilidir. b) DefensePlus için yapılan bilimsel çalışmalar · İstatiksel olarak, DefensePlus kullanılan hastaların kan sayımında lemfosit sayısının arttığı ve, Leucopoenia’dan kolayca kurtuldukları gözlemlenmiştir. !0 gün içinde normal seviyesine ulaşan lemfosit/lökosit sayımının, DefensePlus tedavisinin 5-7 nci gününde yükelmeye başladığı gözlenmiştir. Antibiyotiklere yanıt vermeyen hastalar, yanıt vermeye başlamışlardır. (Dr. Sanjay Gupta (1996), Cancer Surgeon Indore (MP) India) · Tekrarlayan bademcik sorunları olan 5 -18 yaşlarındaki iki gruba Placebo deneyi uygulanmıştır (grubun birine DefensePlus diğerine ilaç görünümlü şeker verilerek hastalığın, psikolojik olup olmadığı ve ilacın etkinliğinin araştırılması deneyidir. İki grup ta kendilerine gerçekte ne verildiğini bilmezler) klinik denemeler sırasında sadece DefensePlus uygulayarak,son derece cesaret verici sonuçlara ulaşılmıştır DefensePlus uygulanan gruptan hiç birisi ameliyat gerektiren bir duruma gelmezken,diğer grubun yüzde 25 i ameliyat edilmek zorunda kalınmıştır. (Dahanukar, S.A. and Ogale, S.B. (1999) Seth GS Medical College and KEM Hospital, Mumbai - Paper under publication) · Yine gözlerinde corneal ulcer ( kornea tabaksında yara) ve konjonktivit olan iki gruba Placebo testi yapılmıştır. Gruplardan birine DefensePlus, Ciprofloxacin göz damlasıyla birlikte verilmiş, diğerine sadece göz damlası uygulanmıştır. DefensePlus uygulanan hastalardan kornea ülseri olanların hızla iyileşmeleri gözlenmiştir. Konjonktivit rahatsızlığı olan hastalardada, bu bileşik tedavi yararlı olmuş, gözdeki iritasyon, kaşıntı, yabancı madde batma hissi ve tüm diğer bulgular da hızla düzelme müşahade edilmiştir. (Biswas NR et al (1996), Dr. RP Centre for Opthalmic Sciences AIIMS, New Delhi - Paper presented at APPICON 1996) · Dengue fever (virütik bir hastalık) dan muzdarip, ayni zamanda Thrombocytopaenia (Platelet sayısı<50000 ) olan 30 hastaya, günde iki kez birer kapsül DefensePlus verilmiştir. Hastaların platelet sayımlarının tedricen yükselerek, 48-96 saatte 50 0000 nin üzerine çıktğı ve 7-10 gün içerisinde de normal seviyesine ulaştığı görülmüştür. Bunlarda ne kanama komplikasyonu görülmüş nede platelet transfüzyonu gerekli olmuş ve hızlı bir şekilde iyleşme sağlanmıştır. Neutophils’lerin bakteriyel aktivitesi, önemli bir savunma mekanizmasıdır. DEFENSEPLUS, neutrophils’lerin phagocytosis ve bactericidal( nötrofiller’in bakteri yok etme eylemi) kapasitelerini önemli ölçüde harakete geçirir. DefensePlus, günde iki kez sabah ve akşam birer kapül yemekle birlikte veya yemeklerden sonra alınır. temini hakkında bilgi edinmek için lütfen tıklayın---->>>> |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 1 2 3 4 5 5a 5b 6 7 8 9 10 11 12 13 14 - 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 | |||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Genel Bilgiler-13 DETOKS Giriş: Çevremizin zararlı maddeler ve toksinlerle dolu.olduğunu hemen hemen herkez biliyor.! Yaşlanmanın önlenmesindeki anahtar, içtiğimiz su, soluduğumuz hava, ve yiyeceklerde ki toksik(zehirleyici) elementlerden kendimizi korumayı öğrenmemizdir. Sebep ise çok basit?; Nekadar çok toksin alırsanız, o kadar hızlı yaşlanırsınız. İç temizliği ve detoks (zararlı maddelerden arınma) asırlar boyunca var olan bir düşüncedir. Detoks,kalın bağırsak,böbrekler,akciğerler , karaciğer ve kan ile kan dolaşımı gibi organların,kimyasallardan ve toksinlerden temizlenmesidir. Toksinler: Toksinler farkettirmeden.birikerek vücudu harabederler. Vücudun kendi detoks sistemi aşırı yüklendiğinde, toksik metabolizmalar birikmeye başlar. Biz de aslında toksik olmayan diğer kimyasallara karşı daha fazla bir hassasiyet başlar. Zamanla birken toksinler, normal metabolizmamızı tahrip ederek, çeşitli allerji ve alışkanlıklara neden olurlar Söz konusu toksinler,endüstriyel kimyasallar, ve kirli atıklar, pestidler, besinleredeki katkı maddeleri,ağır metallar, anestetikler, ilaç birikimleri, çevresel hormonlar,ve pasif içicilik(sigara ve diğer)’ den oluşur. İki milyondan fazla sentetik madde tanımlanmakta ve her yıl yirmibeşbin yeni toksin ortaya çıkmaktadır. Bunların otuzbini ticari üretimlerdir. Maalesef çok küçük bir bölümü toksite testinden geçirilmiştir. Toksinlere uzun süreli maruz kalmak, hücrelerde metabolik ve genetik değişiklere neden olarak, hücre, gelişmesini ve davranışlarını durdurup immün sitemi yıpratmaktadır. Bunun sebebi, toksinlerin molekül yapısının insan DNA sıyla etkileşimde kanserojen olmasıdır. Dünya Sağlık örgütü çevresel toksik kimyasalların yüzde 60-80 oranında kansere neden olduğunu belirtmektedir. Toksin Çeşitleri: Genel olarak aşağıdaki biçimde sınıflandırılabilir A-Ağır metal toksinleri B-Karaciğer toksinleri C-Mikrobik toksinler D-Protein yan ürünü toksinler A-Ağır metal toksinleri Kurşun, cıva, kadmiyum, arsenik,nikel ve aliminyum bu sınıfa girerler. Bu metaller, vücuda girerek, beyin, böbrekler ve bağışıklık sisteminde birikirler. Amerikan halkının, yüzde yirmibeşe varan bir bölümü ağır metal, özellikle, kurşun, cıva ve aliminyum zehirlenmesinden muzdariptir. 600 000 ton kurşun endüstri ve kurşunlu benzin nedeni ile açığa çıkmaktadır.toksin(zehir) ya doğrudan solunum yoluyla ya da sebze, su vb,sindirim sistemi aracılığı ile vücuda girmektedir. Ağır metal zehirlenmesi, Alzheimer, Parkinson gibi birçok hastalıklara ve ciddi nöroloji bozukluklarına sebep olmaktadır. Diğer belli başlı ağır metal kaynakları şunlardır; kurşun pestid sprayleri ve kap kacaklardan, kadmiyum ve kurşun sigaradan; cıva amalgam diş dolgularından ve kirlenmiş su ürünlerinden(balık midye vb.), aliminyum, antiasitler, yemek kapları ile içecek kutularından. Sac telinden mineral analizi uygun bir yöntemdir ancak güvenilir değildir. En geçerli yöntem,alyuvarlardaki gerçek toksin seviyesinin kan analizi ile ölçülmesidir. Birçok toksik metal, hücre içinde birikerek hücrelere zarar verir. Kan serumundaki toksik seviye bu nedenle gerçeği yansıtmaz. Metal zehirlenmesinin erken işaretleri, belirgin değildir ve genellikle diğer hastalıklara atvedilir. Metal zehirlenmesinin ilk semptomları(belirtileri), başağrısı, yorgunluk, adele ağrıları, hazımsızlık, titremeler, kabızlık, anemi (kansızlık), tır. Orta derecedeki zehirlenme bulguları arasında, hafıza zafiyeti, düşünce bulanıklığı, sayılabilir. Ciddi zehirlenme ölüme neden olabilir Çözüm: EDTA kullanarak keleyşın tedavisi uygulamak, multipl-vitamin ve mineral desteği, C vitamini ve B kompleks vitaminleri ile, kükürt içeren amino asitler( methionine, cysteine, ve taurine) kullanmak. Kükürt seviyesi yüksek olan, MSM kullanmak ve, sarımsak, soğan, yumurta gibi besinleri yemek ve suda eriyen lifli bitkileri –pectin, psyllium husk gibi- tüketmek. B. Karaciğer toksinleri Karaciğer, vücudumuzun detoks merkezidir. Kandaki yabancı maddeleri ve atıkları temizler. Kanımızdaki şu maddeler karaciğer tarafından temizlenir; alkol, solventler, formaldehit, pestitdler, herbitler, ve yiyeceklerdeki katkı maddeleri. Karaciğer çeşitli toksinleri vücuttan, böbrekler den( idrar olarak),deriden( ter olarak), ciğerlerden( nefes le), ve bağırsaklardan( dışkı olarak), dışarı atılabilecek bileşiklere dönüştürür. Bu nedenle sağlık için sağlam bir karaciğer şarttır. Karaciğer metal zehirlenmesi belirtileri arasında; fizyolojik ve nörolojik şu belirtiler göze çarpar; depresyon, baş ağrısı, zihin bulanıklığı, mental hastalıklar, anormal sinir refleksleri ve ellerde titreme. Çözüm, karaciğerin detoks mekanizmasına yardımcı olacak bileşikleri almaktır., Örneğin, livocin (ayurvedic ürün), milk thistle ekstresi( devedikeni), choline, methionine, ve antioksidanlar. C. Mikrobik toksinler Sindirim sisteminde,maya ve istenmeyen bakteriler tarafından üretilen toksinler emilebilir ve vücut sistematiğini negatif yönde etkilerler. Örnek olarak,birçok karsinojen, toksik aminler, bakteriler ve safranın toksik türevlerinden gelen endotoksin ve exotoksinler sayılabilir. Bu toksinler; Crohn hastalığı, ülseratif kolit, karaciğer hastalıkları, sedef, lupus, pankteatit, allerjiler, astım, ve bağışıklık-sistem rahatsızlıklarına zemin hazırladıkları bilinmektedir. Ayrıca, mikroplara karşı oluşan antijenler, vücudun hücre yapısıyla ters reaksiyona girebilirler. O zaman; romatoid artirit, myasthenia gravis, diabet ve otoimmüne titoid gibi, otoimmüne hastalıklar ortaya çıkacaktır. Çözüm, lifli yiyecekleri içeren-özellikle suda çözülen, sebzeler de bulunan gibi- bir diyet uygulamak. Lifler, toksinleri sindirim sisteminden yok edebilir ve tekrar salgılanmasını engeller. Sistem için gerekli olan, acidophilus gibi bakterileri almak ta yararlıdır. Yüksek dozda alınan C vitaminin, laksatif olma özelliğine ek olarak, antibakteriyel ve phagocytic(fagositik) özelliği de vardır. D. Protein Yan Ürünleri(by-product), toksinleri Protein sindirimi sonucu oluşan, amonyak ve üre gibi atık maddelerin sistemden uzaklaştırılması, böbreklerin görevidir. Vücudun bu tür toksinlerden temizlenmesi için, yeterli miktarda ( günde 8-10 bardak) su içmek vücudun, protein sentezinden kaynaklanan,üre yükünü azaltmak için protein tüketimini azaltmak( kırmızı et gibi). Detoksa ihtiyacınız var mı? Çoğumuz, toksinlerden ve kirleticilerden arıtılmış cennet gibi bir yere gidemeyiz. Soluduğumuz hava kirletilmiş, içtiğimiz su klor dolu, giysilerimiz yapay kumaşlardan ve kimyasallardan üretilmiş, kullandığımız losyonlar ve şampuanların tümü çeşitli kimyasallar içerir... Bu kimyasal maddeler bir kez vücudumuza girdimi iyi bir detoks programı uygulamaksızın onlardan tamamen kurtulmamız mümkün değildir. Sonuçta, birçoğumuzun bir şekilde detoks-toksinlerden arınma-programına gereksinimi vardır. Kirlenmiş ve toksik bir ortamda sağlıklı kalabilmenin en geçerli yollarından birisidir. Vücutlarımız kendi kendini temizlemeye ve tedavi etmeye programlanmıştır. Dahili detoksifikasyon( detoks-toksinlerden arınma), organlarımızın, otomatik olarak günlük uyguladığı bir prosedürdür. Detoks geçmişte, alkolikler, ilaç bağımlıları, ciddi alerjisi olanlar ve kanser hastaları için uygulanırdı. Günümüzde ise sağlıklı kalabilmek ve sağlığımızı koruyabilmek için, sağlıklı kişilerinde uyguladığı bir yöntemdir. Haftalık, aylık veya en azından çeyrek yılda bir uygulanan detoks vücut fonksiyonlarımızın optimizasyonu açısından önemli fark oluşturur. Hatta aslında, kanser, diabet, kronik yorgunluk,ve artirit gibi hastalıkların oluşmasını önleyebilir. Sağlıklı bir diyetle birlikte uygulanacak detoks, temel bir genç kalma- yaşlanmama( anti aging tool ), yöntemidir. Detoks uygulanmasını gerektiren işaretler; -İzah edilemeyen baş ağrınız veya sırt ağrınız varsa -Eklem ağrılarınız veya artirit varsa -Hafızanız zayıflıyorsa -Depresyondaysanız veya enerjiniz yoksa -Tırnaklarınız ve saçınız kırılıyorsa -Anormal bir vücut kokunuz, paslı bir diliniz, veya nefes kokunuz varsa, -Açıklanamayacak bir şekilde kilo alıyorsanız -Sedef hastalığınız varsa -Sık sık alerji oluyorsanız -Geçmişte fazla alkol tüketiminiz varsa -Geçmişte doğal yada sentetik steroid hormonu kullandınız sa -Temizleyici solventler, pestidler, diüretikler ve bazı ilaçlarla temasınız varsa, Detoks yararları; 1. Sindirim sistemi atık birikintileri ve fermente olmuş bakterilerden kurtulur. 2. Alışılagelmiş bir diyet sırasında mümkün olmayan karaciğer, böbrekler, ve kan temizlenir 3. Vücutta kimyasallar ve besin katkıları azaldıkça Zihin açıklığı, iyileşir 4. Alışkanlık yapan, şeker, kafein, nikotin, alkol ve bazı ilaçlar bağımlılıkta gözle görülür azalma 5. Kötü yeme alışkanlğı son bulacağı için mide normal boyutuna döner 6. Hormonal sistem düzelir, bu özellikle büyüme hormonu için doğrudur 7. İmmün sistem ( bağışıklık sistemi ) harekete geçer Vücudumuzadaki ana detoks merkezleri 1. Cilt-DDT, ağır metaller ve kurşun gibi toksik maddeleri terle dışarı atılır. 2. Karaciğer- kanı bakterilerden, safrayı, kolestroldan, hemoglobin sentezi ürünlerinden ve ekstra kalsiyumdan,süzerek arındırır Ayni zamanda, birçok ilaçtan arındırır-morfin,amfetamin,nikotine, sulfonamitler vb. 3. Bağırsaklar- Bağırsak bakterilerinden kaynaklanan toksinlerden ve dışkı daki safra kaynaklı yağda eriyen toksinlerden kurtulmak için mukus detoksu, 4. Böbrekler- Karaciğer tarafından suda eriyen hale getirilen toksinler, idrarla dışarı atılır. Devamı bir sonraki sayfada>>>>>>lütfen tıklayın |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||